Archive for Nisan, 2009
TTnet’ten internette canlı SBS sınavı
TTnet Vitamin’in ücretsiz Canlı Seviye Belirleme Sınavı (SBS) denemeleri ile öğrenciler, gerçek zamanlı sınav deneyimi yaşayacak.
TTnet Vitamin’e eklenen Canlı SBS Denemeleri sayesinde, ilköğretim 6, 7 ve 8’inci sınıfta okuyan öğrenciler, internet ortamında tüm Türkiye çapında yapılan gerçek zamanlı sınavlarda diğer öğrencilerle aynı anda kendini deneyerek eksiklerini belirleyebilecek.
TTnet Vitamin üyelerine ücretsiz olarak sunulan Canlı SBS Denemelerinin ilki 18 Nisan 2009’da yapılacak.
Çalışmaya, zor derslerden başlayın
ÖSS ve SBS’ye hazırlanırken adayların en büyük yanlışı plansız ve düzensiz çalışmaktır. Bilinçsiz şekilde çok çalışmak yerine verimli öğrenmenin yollarını keşfetmek önemli.
Sevgili ÖSS ve SBS adayları;
başarılı bir okul hayatı geçirmek ve sınavlarda başarılı olabilmek öğrenilmiş bilgilerimizin bir sonucudur. Bu nedenle başarıyı yakalayabilmek için yapılması gereken bilinçsiz bir şekilde çok çalışmak değil, verimli ders çalışma yollarını bilmek ve verimli ders çalışmaktır. İşte bu sebeple Modern Eğitim Dershaneleri Rehberlik Servisi olarak bu hafta ki buluşmamızda sizlere ‘Verimli Ders Çalışma Teknikleri’ ile ilgili bilgiler vermek istedik.
Emrah AYDIN Modern Eğitim Dershaneleri Rehberlik Bölüm Başkanı
SINAVLARA hazırlık sürecini planlı ve verimli bir şekilde değerlendiren öğrenciler pek tabi ki amaçlarına ulaşacaklardır. Yıllar boyu yapılan araştırmalar göstermiştir ki, başarısızlığın en önemli nedeni planlı ve düzenli çalışma eksikliğidir. Ailelerin öğrencilerinden genel olarak beklentileri çocuklarının derslerine çok çalışıp başarılı olmalarıdır. Bu nedenle pek çok aile çocuğundaki başarı eksikliğinin nedenini yeterince çalışmamasına bağlar. Ancak bize göre asıl neden çoğu zaman öğrencilerin yeterince ders çalışmaması değil verimli ders çalışmamalarıdır. Peki nedir bu verimli ders çalışma yöntemleri?
HEDEF BELİRLEYİN
HER çalışma bir amaca yönelik olmalıdır. Başarılı insanlar incelendiğinde bu kişilerin ne yapmak istediğini bilen, hedefini çok önceleri belirlemiş, bu hedef doğrultusunda çalışmalarına yön vermiş ve hedeflerine ulaşmak konusunda kendilerine inanan kişiler olduklarını görürsünüz. Amaçları önceden belirlemek kişide ulaşılması gereken bir nokta düşüncesini meydana getirir. Bu amaçlar, bir problemin çözümünü öğrenmek, bir yazıdaki ana düşünceyi bulabilmek vs. olabilir. Amaç belirlemek çalışmak için itici gücü oluşturur. Amacı belirlemek için bir çalışma planı yapmak gereklidir. Çünkü birkaç derse aynı gün çalışmak gerektiğinde hangisinden işe başlanacağının bilinmemesi ya da çalışmaya bir türlü başlayamamak planlı çalışmayı bilmememekten kaynaklanır. Hedefinize ulaşmanız bu süreci nasıl değerlendireceğinize bağlıdır.
GELECEĞE YATIRIM
ÖSS ve SBS geleceğimizi şekillendiren iki önemli basamaktır. Buradan elde ettiğimiz sonuçlarla gelecek için şimdiden iyi bir yatırım yapmayı isteriz. Biliriz ki bu sınavlardan elde ettiğimiz başarı veya başarısızlık gelecekteki yaşam standartlarımızı etkileyecektir. İnsanoğlu zaman zaman hedefe giden yolda birtakım engellerle karşılaşır ve bunun sonuncunda bazen ümitsizliğe kapılır ve başaramayacağını düşünür. Burada önemli olan böyle bir durumda bu olumsuz düşünceleri pozitif hale getirerek hedefimize ulaşmak için kullanmaktır. Hedefe giden yolda umutsuzluğa kapıldığınız, başarıya olan inancınızı kaybettiğiniz anlarda kendi kendinize sürekli olarak şunu tekrarlayın: ‘BAŞARACAĞIM!’
Zor derslerden başlayın
ZAMANI verimli kullanmak için mutlaka çalışma planı yapılmalı. Plan oluştururken okulda geçen zaman, eve geldiğimizde dinlenme süresi gibi unsurlar gözden kaçırılmamalıdır. Çalışmaya, zorlandığımız derslerden başlamak konsantrasyonumuz yüksek olduğundan anlamayı kolaylaştıracaktır. Çalışırken bir sayısal bir sözel ders diye dersleri sıralamak beynin bu alanları eşit miktarda kullanmasını sağlaması açısından önemlidir. Çalışma sırasında her 45-50 dakikada bir 10 dakikalık dinlenme molaları verebiliriz. Ancak ara verdiğimizde televizyon ve bilgisayardan uzak durmalıyız.
Nasıl bakarsanız öyle görürsünüz!
FRANSA’DA, ağır işçilerin işleri hakkında araştırmayı yürüten görevli ilk işçiye sorar: ‘Ne yapıyorsun?’ ‘Kör müsün!’ diye bağırır işçi, ‘Bu parçalanması imkansız kayaları ilkel aletlerle kırıyorum.Bu çok ağır bir iş, ölümden beter.’
Görevli ikinci işçiye aynı soruyu sorar. İşçi cevap verir: ‘Kayaları mimariye uygun şekilde yerleştirilebilmeleri için, kullanılabilir şekle getiriyorum. Ağır bir iş, ama karım ve çocuklarım için para gerekli, sonuçta bir işim var.’
Görevli üçüncü işçiye sorar. İşçi kollarını gökyüzüne doğru kaldırarak, ‘Bir katedral yapıyorum’ der.
Yani ilginç olan olaylara nasıl bakarsak öyle görürüz. Eksik yanlarına baktığımızda eksik yanlarını, dolu yanlarına baktığımızda dolu yanlarını görmemiz pekala mümkündür.
Eğitim müfettişliği geliyor
Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, 8 yıllık eğitime geçildikten sonra ilköğretim müfettişliği kavramının da içinin boşaldığını söyledi.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonunda, ilköğretim müfettişliğinin, ”eğitim müfettişi” olarak değiştirilmesini öngören kanun tasarısı, alt komisyona gönderildi.
Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde söz alan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, eğitimin denetimi görevinin bakanlığının temel fonksiyonlarından biri olduğunu söyledi.
Bakanlık müfettişlerinin bağlı olduğu Teftiş Kurulu Başkanlığı, illerde de İlköğretim Müfettişleri Başkanlığı adı altında bir teşkilatlanma bulunduğunu belirten Çelik, denetimlerin bu iki kurul tarafından yürütüldüğünü hatırlattı.
”İlköğretim müfettişliği” kavramının ilköğretimin 5 yıl olduğu döneme ait olduğunu ifade eden Çelik, şunları söyledi:
”Türkiye’de 3 bin 100′e yakın ilköğretim müfettişimiz var. Ancak, ortaokulun ilköğretimle birleştirilerek 8 yıllık eğitime geçilmesinin ardından ilköğretim müfettişliği kavramının da içi boşalmıştır. Şu anda ilköğretim müfettişi arkadaşlarımız sadece ilköğretimi denetlemekle kalmıyor, aynı zamanda yaygın eğitim faaliyetlerinin denetim görevini de üstlenmiş bulunuyor. Bilgisayar kursundan biçki dikiş kursuna, yabancı dil kursundan sürücü kursuna kadar tüm yaygın eğitimi bu arkadaşlarımız denetliyor. İşin içine bir de branş girmiştir. Hal böyle olunca, bu kurumun da yeni bir statüye kavuşturulması gerekiyor. Bizim tasarıda önerimiz, ‘ilköğretim müfettişi’nin, ‘eğitim müfettişi’ olarak değişmesi ve her vilayette Eğitim Müfettişliği Başkanlığı oluşturulması şeklindedir.”
Bakanın konuşmasından sonra verilen bir önergenin kabul edilmesiyle tasarının alt komisyona sevk edildi.
Milli Eğitim Bakanı Çelik, toplantı çıkışında Ergenekon soruşturması ile ilgili soru yönelten gazetecilere, ”Benim yaptığım açıklamalar gayet nettir” karşılığını verdi.
Hakkarili öğrenciler, projeleriyle dünya üçüncüsü oldu
Tasarladıkları ”akıllı ayakkabılık” projesi ile Uluslararası Tasarım Olimpiyatları’na katılan Hakkarili 2 kız öğrenci, üçüncülük elde etti.
Alınan bilgiye göre, yaklaşık bir hafta önce Ankara’da düzenlenen, 34 ülkeden 707 projenin katıldığı Uluslararası Tasarım Olimpiyatları’nda, Hakkari Özel Hatice Avcı Koleji beşinci sınıf öğrencileri Nisanur Çiftçi ve Feraşin Gür’ün oluşturduğu ”akıllı ayakkabılık” adlı proje, bronz madalya alarak dünya üçüncüsü oldu.
Bu başarının ardından Hakkari’ye dönen öğrenciler, ilde büyük bir sevinçle karşılandı.
Okul yöneticilerinin verdiği yemekte basın mensupları ile bir araya gelen kız öğrenciler Çiftçi ve Gür, tasarımlarının büyük ilgi gördüğünü söyledi.
707 proje arasında üçüncülük kazandıkları için çok mutlu olduklarını ifade eden Nisanur Çiftçi, ”Bizlere eğitimin kalitelisini sunan ve bu başarıyı almamızı sağlayan öğretmenlerimize teşekkür ediyoruz” dedi.
Feraşin Gür de ”akıllı ayakkabılık” projesi ile insanların gündelik yaşamlarını kolaylaştırmayı amaçladıklarını belirterek, şunları kaydetti:
”Kirlenen ayakkabılar özel olarak tasarladığımız ayakkabılığın içinde temizlenip kullanıma hazır hale gelmektedir. Dolabın içine, ayakkabı tozunun alınması için iki adet fırça yerleştirdik. Ayakkabının tozdan arındırılmasının ardından boyanmasını sağlayacak sistemi oluşturduk. Ayakkabının tozu alındıktan sonra boyama işlemi yapılıyor. Bu işlemden sonra ise dolabın içinde yer alan koku giderici parfüm, ayakkabıya püskürtülüyor.”