Site içi arama yap

Arşivler

Yeni katsayı uygulaması okul başarısının sınavlara etkisini azaltı

Mart 18th, 2012 Yazar admin

Yeni uygulamayla okul puanının etkisi ortalama yüzde 13′ten yüzde 10′a indirildi. Böylece öğrencilerin bireysel başarısı dikkate alınmış oldu. Lise öğrencileri yeni düzenlemeyle seçtikleri alana mahkum olmayacak. İstediği bölümü çok az bir kayıpla kazanabilecek. Yine meslek liseliler de katsayı mağduru olmayacak.

ÖSYM’nin önceki yıllarda sınava girecek öğrencilere uygulanan katsayı farkı alan dışı tercihleri neredeyse kazanılmaz hale getirmekteydi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan teklifle öğrencilerin ortaöğretim başarı puanları arasındaki aralık daraltılmış oldu. Buna göre daha önce 100 olan en düşük başarı puanı 250 olarak belirlendi. En yüksek başarı puanı ise 500 olarak devam edecek. Önceki hesaplamada en düşük bir öğrenci kendi alanıyla ilgili bir program seçtiğinde ilgili puanına 100*0.15=15 puan, okul birincisinin ise 500*15=75 puan ekleniyordu. Okuldaki başarısı en düşük öğrenci ile en başarısı en yüksek öğrenci arasında 60 puanlık fark oluşuyordu. Şimdi ise yeni uygulama ile katsayının 0.15 ten 0.12 çekilmesi ve başarı puanı aralığının 100-500 puandan 250-500 arasında olması ile öğrenciler arasındaki başarı puanından meydana gelen fark azaltılmış oldu. Hesaplamada bir okulda başarısı en düşük öğrenciye okul başarı puanının katkısı 0.12*250=30 gerçekleşirken, başarısı en yüksek öğrenciye okul başarı puanının katkısı 0.12*500= 60 olacak. Buna göre daha önce öğrenciler arasında 60 puanlık fark 30 puana inmiş oldu. Diğer bir ifade ile okul puanının etkisi ise ortalama yüzde 13′ten yüzde 10′a indirilerek öğrencilerin bireysel başarısı dikkate alınmış oldu.

Puanlamada fırsat eşitliği: Demokratik ülkelerde olması gereken, adayların eşit şartlarda yarışabilmesinin gerekliliğidir. Her adayın eşit şartlarda üniversiteye girebildiği durumlarda belirleyici olan ise öğrencinin bireysel başarısı olmasıdır. Bu da ancak objektif bir ölçme değerlendirme sistemiyle ve değerlendirmede sonuca etki edecek faktörlerin yalıtılmasıyla mümkün olabilecektir. Bu bağlamda Yükseköğretim Kurulu’nun yaptığı, öğrencinin bireysel başarısına etki edecek, okul türü, alan ve okulda alınan notlar gibi sınav sonucuna etki eden faktörlerin en aza indirgenmesidir. Diğer bir nokta ise okulda başarılı olan öğrencinin zaten bireysel başarısını sınavlara da yansıtacağıdır. Önemli olan genel değerlendirmede başarı gösteren adayların başarısının farklı faktörlerden dolayı aşağıya çekilerek hak ettiği bir programa girememesinin ortadan kaldırılmasıdır.

Yeni katsayı uygulamasının olumlu yanları: Yeni katsayı uygulaması ve başarı puanları arasındaki makasın daraltılması, iki açıdan olumlu bir sonucu meydana getirecektir. Bunlardan birincisi, adayların daha önceki yıllarda katsayı farkının çok olmasından dolayı, kazanılması neredeyse imkânsız olan bazı bölümlerin kazanılabilir duruma gelmesidir. Örneğin, bir meslek liseli aday veya bir eşit ağırlıklı öğrenci ilgili alanda hazırlandığında bir tıp, bir hukuk fakültesi kazanabilecek duruma gelmesidir. İkincisi, öğrencilerin alan dışı tercih yapmaları durumunda, dezavantajlı duruma düşmelerinin önüne geçilmiş olmasıdır. Yani, genel lisede öğrenciler artık seçtiği ya da seçmek zorunda kaldığı alana mahkûm olmayacaklar ve adaylar hangi alanda olursa olsun istediği bölümü herhangi bir puan kaybına uğramadan tercih edebileceklerdir. Bu düzenleme özellikle ilgi ve yeteneklerini sonradan farkına varan öğrenciler için gayet olumlu bir yaklaşım olacaktır.

Meslek liseli adayların avantajı devam ediyor: Öncelikle, meslek liseli adaylar eğitimleriyle gelecekteki yaşantısı için bir meslek edinmiş olmakta ve bu mesleği ile ilgili 2 yıllık meslek yüksekokullarına sınavsız geçiş hakları devam etmektedir. İsteyen adaylar dikey geçiş sınavlarıyla 4 yıllık bir lisans programlarına devam edebilmektedir. Ayrıca yeni teklife göre, adaylar tercihlerinde kendi alanlarıyla ilgili bir programa yer verdiklerinde başarı puanları 0.12′nin yanında ekstradan 0,04 katsayı ile çarpılmış ek puan getirisine de sahip olacaklardır. Meslek lisesi mezunu adaylar ekstradan bir çalışma yaptıklarında katsayı engeline takılmadan tercihlerinde mühendislik, tıp, hukuk, iktisadi ve idari bilimler gibi farklı programlarına yer verebileceklerdir.

Öğrencilere düşen görev: Sınava hazırlık sürecinde adayların önceki gibi alan uygulaması olmadığından 10. sınıftan itibaren hedeflediği programlara kaynaklık eden dersleri seçmeleri önemli olmaktadır. Buna göre tercihlerinde tıp, mühendislik olacak olan adayların sayısal derslere, tercihini hukuktan yana kullanan adayların ise Türk dili ve edebiyatı ile matematik derslerine yönelmeleri, tercihleri iletişim, sosyal bilimler olan adayların ise daha çok Türk dili ve edebiyatı ile sosyal bilimler derslerine yönelmeleri daha isabetli olacaktır. Diğer taraftan, ÖSYM sınav sorularını öğrencilerin ilköğretim ve ortaöğretimde görmüş olduğu ders müfredatlarına göre belirlemektedir. Bulunduğu sınıfı başarılı bir şekilde tamamlayan, konuları özümseyen, stratejik çalışan öğrenciler sınavlara kaygıdan uzak bir şekilde ve kademeli olarak hazırlanmış olacaklardır.

Kategori Eğitim haberleri, Sınavlar | Yorum yok »

Alo 147 başladı.

Mart 2nd, 2012 Yazar admin
Bugün hizmete giren Alo 147 çağrı merkezini ilk arayan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, Seviye Belirleme Sınavlarına başvuruların ne zaman yapılacağını sordu. Dinçer’e, başvuruların 5-23 Mart 2012 tarihlerinde alınacağı bilgisi verildi.

Dinçer, makamındaki telefonla bugün hizmete giren Alo 147′yi arayarak sorularına cevap istedi. Telefonu açan personele ismini söylemeyen Dinçer’in ilk sorusu, ilköğretim 8. sınıf öğrencileri için düzenlenen Seviye Belirleme Sınavı’na (SBS) başvuru tarihlerine ilişkin oldu. Dinçer, personelden 5-23 Mart 2012 tarihleri arasında SBS’ye başvurulacağı yanıtını aldı.

Ömer Dinçer, ”Bulunduğumuz yerden veya okullardan başvuru yapma şansımız olacak mı, yoksa okuduğumuz okuldan mı yapacağız-” sorusunu yönelterek, ardından Halk Bankası, Ziraat Bankası ve Vakıf Bankası’na 10 TL yatırılarak başvurunun yapılabileceğini söyledi.

-FATİH Projesi’ni sordu-

Bir başka soru daha sormak isteyen Dinçer, ”Ben Van’ın Gürpınar ilçesinden arıyorum sizi. Acaba oraya FATİH Projesiyle ilgili çalışmalar ne zaman gelecek, bir bilginiz var mı-” sorusunu sordu.

Personelden, projenin bazı pilot illerde uygulandığını ve kademeli olarak diğer sınıflarda da uygulanacağı cevabını alan Dinçer, ”Önümüzdeki eğitim döneminden itibaren tüm Türkiye’ye yaygınlaşacak, en azından ortaöğretimde, diye bir bilgim var benim” dedi.

Telefonu kapattıktan sonra AA muhabirine projeye ilişkin bilgi veren Dinçer, ”Alo 147 hayırlı olsun. Bugün Milli Eğitim Bakanlığı olarak güzel bir hizmete daha imza attık. Tüm kamuoyunda, eğitim camiasından haber almak isteyen, bilgi sahibi olmak isteyen veya şikayeti olan her vatandaşımıza cevap verebilmek üzere çağrı merkezi faaliyete geçti” diye konuştu.

Çağrı merkezinin Van’ın Erciş ilçesinde açıldığını belirten Dinçer, şöyle konuştu:

”Bugün yaklaşık 75 bin çalışanıyla, önümüzdeki günlerde de 100′e varan çalışanıyla tüm kamuoyuna hizmet sunmaya devam edecek. Bu çalışanlarımızın yarıya yakını engelli vatandaşlardan oluşuyor. Böylece biz kamuoyunun önünde daha açık, daha şeffaf ve daha hızlı çalışan bir bakanlık olarak hizmet vermeye çalışacağız.”

-Sorular en fazla 72 saatte cevap bulacak-

Çağrı merkezinde görev alan personel arasında, Van’daki depremden zarar gören vatandaşlar da görev alıyor.

Lisans, lise, ortaöğretim ve önlisans mezunu olan personele eğitim uzmanları tarafından 80 saatlik, iletişim, kriz yönetim becerisi, konuşma teknikleri, MEB’in tanıtımı konularında eğitim verildi.ilcilerine de verildi.

Çağrı merkezinde görev yapan personel, eğer gelen çağrıda daha detaylı bilgi talep ediliyorsa soruyu alarak yetkili kişiye bildirecek. Cevaplar en fazla 72 saatte tamamlanarak, arayan kişiye SMS, e-mail veya telefon yoluyla ulaştırılacak.

Kategori Eğitim haberleri | Yorum yok »

« Önceki yazılar